EKMEN: Depozito sistemi başlarken su şişelerine gelen zam fırsatçılıktır
13.07.2026
DEVA Partisi Genel Başkan
Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1 Temmuz itibarıyla
uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi’nin
(DOA) ardından ambalajlı içeceklerde yaşanan yüksek fiyat artışlarına tepki gösterdi.
Ekmen, geri dönüşümü teşvik etmek
amacıyla hayata geçirilen bir uygulamanın vatandaşın cebine yeni bir mali yük
olarak yansıtılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Vatandaş 1 liralık
depozito için 2-3 liralık zamla karşı karşıya kaldı
Depozito uygulamasının
ardından birçok üründe
ciddi fiyat artışları yaşandığını ifade eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen,
“Yalnızca 1 liralık
depozito bedelinin uygulanması gerekirken birçok üründe
2 ila 5 lira arasında değişen fiyat artışlarıyla karşı karşıyayız. Günlük tüketimin
en yüksek olduğu yarım litrelik pet sularda fiyatlar ortalama 5 liradan 7 liranın
üzerine çıkmış, bazı markalarda artış oranı yüzde 45’e ulaşmıştır. Maden
sularında ve diğer içecek gruplarında da
benzer şekilde yüksek fiyat artışları görülmektedir. Vatandaş,
1 liralık depozito için raflarda 2 liralık zamla karşı karşıya bırakılmıştır” dedi.
Dün değersiz
görülen ambalaj bugün nasıl maliyet kalemine dönüştü?
Yaşanan fiyat artışlarının
izaha muhtaç olduğunu belirten Ekmen, “Vatandaş
yıllardır bu pet şişeleri ve kutuları herhangi bir karşılık almadan çöpe atıyordu.
Bugüne kadar ekonomik bir değer atfedilmeyen bu ambalajlar, depozito sistemi
devreye girince nasıl oldu da bir anda 2 ila 5 liralık ilave maliyetin gerekçesi
hâline geldi? Eğer tüketiciye yansıtılacak
bedel yalnızca 1 liralık depozito ise, raflardaki çok daha yüksek fiyat artışları
hangi maliyet hesabına dayanmaktadır? Çevreyi
korumak amacıyla getirilen bir uygulamanın fırsatçılığın gerekçesi hâline
gelmesi kabul edilemez. Bu artışların sebepleri kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde
açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Çevre politikaları fırsatçılığın
bahanesi haline getirilemez
Depozito sisteminin
amacının doğru olduğunu ancak uygulamadaki denetimsizliğin yeni mağduriyetler
doğurduğunu belirten Ekmen, “Bir çevre politikasını
savunmak başka bir şeydir, o politikanın fırsatçılığa dönüşmesine
göz
yummak başka bir şeydir. Çevreyi koruyacağız derken vatandaşın alım gücünü zayıflatan
yeni bir maliyet oluşturulamaz. Bugün emekli, asgari ücretli ve dar gelirli
vatandaşlarımız günlük tüketim ürünlerini dahi alırken her kuruşun hesabını yapmak
zorunda kalmaktadır. Böylesine yüksek oranlı fiyat artışlarının yalnızca
depozito uygulamasıyla açıklanması mümkün değildir” dedi.
Depozito bedeli
etiketlerde ayrı gösterilmelidir
Uygulamanın şeffaf yürütülmesi
gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Vatandaş neye, ne
kadar ödeme
yaptığını açıkça görmelidir. Depozito bedeli ürün fiyatının içinde
eritilmemeli, etiketlerde ayrı bir kalem olarak gösterilmelidir.
Böylece
hem tüketici korunur hem de fırsatçılığın önüne
geçilir. Aksi halde iyi niyetle başlatılan bir çevre projesi toplum nezdinde yeni
bir zam uygulaması olarak algılanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Devletin görevi
çevreyi de vatandaşı da korumaktır
Yetkililere çağrıda
bulunan Ekmen, “Depozito Yönetim
Sistemi’nin amacı geri dönüşümü
artırmak ve çevreyi korumaktır. Ancak devletin görevi
yalnızca çevreyi değil, vatandaşın alım gücünü de korumaktır. İlgili kurumlar,
1 Temmuz sonrasında yaşanan fiyat artışlarını derhal incelemeli, fırsatçılığa
karşı gerekli denetimleri yapmalı ve kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama
yapmalıdır. Çevre politikaları yeni bir enflasyon kalemine dönüştürülmemeli,
geri dönüşüm
uygulamaları vatandaş üzerinde yeni bir maliyet baskısı oluşturmamalıdır” diyerek
sözlerini
tamamladı.