EKMEN: 23 Nisan’ı okul saldırılarının gölgesinde kutluyoruz
21.04.2026
BASIN BÜLTENİ 21.04.2026
EKMEN: 23
Nisan’ı okul saldırılarının gölgesinde kutluyoruz
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda basın toplantısı düzenledi. Ekmen, 23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Meclis’te düzenlenen etkinliklere
katılarak, son dönemlerde okullarda artan şiddet olayları ve güvenlik
zafiyetine ilişkin eleştirilerde bulundu.
23 Nisan’ı büyük bir
hüzünle kutluyoruz
Yaşanan saldırılar sebebiyle bayramın buruk geçtiğini
belirten Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Meclisimizde; Millî Eğitim
Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin
koordinasyonuyla yapılan bir dizi kültürel ve sportif yarışmada dereceye giren,
birinci, ikinci ve üçüncü olan ödül sahiplerine ödüllerini verdik. Daha sonra
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde adet olduğu üzere, yurdun dört bir yanından
gelen çocuklarımızla birlikte bir Çocuk Özel Oturumu gerçekleştirdik. Bu
oturuma milletvekillerimizin bir kısmı da çocukları veya torunlarıyla eşlik
ettiler. Biz de bu özel oturumda yerimizi alarak çocuklarımızın bu heyecanına
ve coşkusuna ortak olmaya çalıştık. 23 Nisan bu yıl büyük bir hüzün içerisinde
kutlanıyor. Hepimizin üzerinde okul saldırılardan kalan çok büyük bir duygusal
travma ve üzüntü hali var. Geçen hafta önce Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir
okulda saldırı meydana geldi. Ardından Kahramanmaraş’taki saldırılarda;
evlatlarını korumak üzere kendini siper eden öğretmenimiz Ayla Kara’yı;
öğrencilerimiz Mustafa Aslan, Şuranur Sevgi Kazıcı, Zeynep Kılıç, Furkan Sancak
Balal, Bayram Nabi Şişik, Belinay Nur Poyraz, Adnan Göktürk Yeşil, Yusuf Tarık
Gül ve Kerem Erdem Güngör’ü kaybettik. Acımız büyük. Adeta kör bir kurşunun
hedefi olur gibi, kitlesel bir şekilde ama mağdurun kim olacağı belli olmayan
bir saldırıda evlatlarımızı yitirdik” dedi.
Faize ve ihaleye para
var, okula güvenlikçi yok
Okulların güvenlik sorunlarını uzun süredir dile
getirdiklerini ifade eden Ekmen, “Hem Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet
Şimşek’e hem de Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’e, birkaç sebeple
okullarda doğrudan güvenlik görevlisi istihdam edilmesi gerektiğini ifade
ettik. Okulların içinde çeteleşmeler, etrafında ise uyuşturucu satışı başta olmak
üzere değişik mafya grupları var. Çocuklar, içine girdikleri psikolojik
süreçlerin sonunda veya yetişkinlerin ismini bile bilmediği dijital mecralarda
bu suç figürlerinin bir parçası olabiliyorlar. Bütçe bir önceliklendirme
mevzusudur. İktidar; geçen yıl 2 trilyon, bu yıl 3 trilyon lirayı faize
ayırabiliyor. Yüzlerce garanti ödemeli ihale sahibine, ülkenin içinde bulunduğu
krize rağmen hiçbir kesinti yapmadan ödemeleri tam olarak gerçekleştiriyor.
Kamu İhale Kurumu’nun resmi verilerine göre; 2025 yılında yapılan her 100
liralık ihalenin 92 lirası ‘doğrudan temin’ yoluyla yapılarak rekabet
engelleniyor ve maliyet artırılıyor. Bütün bunlara bütçe bulabilen iktidarın;
okullara güvenlikçi ya da temizlikçi bulmayı bırakın, temizlik malzemesi, A4
kâğıdı veya kalem gibi temel ihtiyaçları bile karşılamadığını görüyoruz”
şeklinde konuştu.
Toplumun büyük çoğunluğu
huzursuz, güvensiz, mutsuz ve depresif
Okullarda yaşanan olayların sadece güvenlik tedbirleriyle
çözülemeyeceğini, derin bir toplumsal erozyon yaşandığını vurgulayan Ekmen,
“Meclis’te bütün partilerin ortak iradesiyle, okullardaki güvenlik sorunlarını
araştırmak üzere bir komisyon kurulacak. Türkiye’de bu olaylar yeni yaşanıyor
olabilir ama Amerika’da son 35 yılda bu tür vakalar çok artmıştır. Avrupa’da ise
1996 yılında İskoçya’da yaşanan Dunblane Katliamı’ndan sonra alınan tedbirlerle
vaka sayısı ciddi şekilde azalmıştır. Bu olay sadece bir kişinin psikiyatrik
durumuyla izah edilemez. Geniş bir çerçeveden bakılması elzemdir. İlk görülen
şey, toplumsal güven ve duygu aşınmasıdır. TÜİK, Gallup, OECD ve çeşitli
araştırma şirketlerinin verileri şunu gösteriyor: Toplumun büyük çoğunluğu
huzursuz, güvensiz, mutsuz ve depresif. Son yapılan ölçümlere göre toplumun
%84’ü birbirine güvenmemektedir. Habitat Derneği’nin yapmış olduğu bir
çalışmada da gençlerimizin iyi ve mutlu olmadığını görüyoruz; bağ kuramayan,
gününü idare eden, hatta anını yaşamayan bir gençlikten ne umulmalıdır
sorusunun maalesef bir cevabı yok. Sosyal yaşamdan kopan ve şiddeti
meşrulaştıran çocuk ve gençlik profilinin, birçok yerde benzer sorunlar
üretmesi kaçınılmazdır. Öncelikle okullarda güven ortamının tesis edilmesi
şarttır. Nasıl ki bazı okullarda polis görevlendirilmesine başlandıysa, en
azından giriş ve çıkış saatlerinde en yakın karakoldan polis ve bekçi desteği
mutlaka sağlanabilirdi. Bugün karşı karşıya olduğumuz ciddi şiddet, korku ve
güvensizlik sarmalı göz önüne alındığında, ‘Önceki dönemde bu adımlar neden
atılmadı?’ sorusunu sormak, çocuklarımıza karşı olan en büyük sorumluluğumuz ve
borcumuzdur” açıklamasında bulundu.
Rehberlik öğretmeni ve
sosyolog ihtiyacı görmezden gelinemez
Çözüm için uzman istihdamının ve meslek yasasının şart
olduğunu belirten Ekmen, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Okul güvenliği
stratejisi sadece dış güvenliğe değil, okulun fiziksel ve psikososyal dokusunu
güçlendirmeye odaklanmalıdır. Çözüm, tehdit yönetimi ve sosyal destek
projelerinde aranmalıdır. Eğitim ortamlarında öğrencilerin çok yönlü gelişimini
destekleyecek psikososyal mekanizmaların güçlendirilmesi de kritik bir
ihtiyaçtır. Her türlü ‘sorunlu öğrenci ve öğrencinin içerisinde bulunduğu
durum’ için rehberlik hizmetlerinin etkinleştirilmesi, psikolog desteğinin
yaygınlaştırılması ve ihtiyaç duyan öğrenciler için gerekli rehabilitasyon
süreçlerinin koordineli biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Bu hizmetlerin
sağlıklı şekilde işlemesi için yeterli sayıda öğretmen, rehberlik öğretmeni,
özel eğitim öğretmeni, okul sosyoloğu, okul psikoloğu, çocuk gelişim uzmanı ve
sosyal hizmet uzmanı atanmalı; tüm süreçler bütüncül bir yaklaşımla ve kurumsal
eşgüdüm içerisinde ele alınmalıdır. Ülkemizdeki mevcut sistem kriz yönetimini
ve psikososyal desteği büyük ölçüde idari işler ve sınav odaklı akademik
danışmanlıkla boğuşan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık servislerinin
omuzlarına bırakmakta, çocuğun okul dışı çevresini, aile dinamiklerini, dijital
sosyalleşmesini ve mahalle faktörünü sürece aktif olarak entegre eden
disiplinler arası bir sosyal hizmet ağından yapısal olarak yoksun
bulunmaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı
rehberlik öğretmenlerine, okul sosyologlarına ve çocuk gelişim uzmanlarına olan
ihtiyacı görmezden geliyor. Bu meslek grupları için bir ‘Meslek Yasası’na
ihtiyaç var. Tek işi okulu, sınıfı, çocuğu, çocuğun ilişkilerini ve çocuğun
ailesini gözlemlemek olan yeteri kadar öğretmen istihdam edilirse uyuşturucu
çetelerine, bahis ve kumar çetelerine kaptırdığımız, çetelerin ve mafyaların
kucağına düşmüş çocuk sayısında azalma olacaktır.”
Mehmet Emin Ekmen’in
konu ile ilgili yazmış olduğu yazıyı okumak için:
https://www.perspektif.online/toplumsal-duygu-krizi-ve-okullarda-artan-siddet-vakalari/