EKMEN: Beyin göçü Türkiye’nin gerçek beka sorunudur
14.11.2025
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yükseköğretim mezunlarının
yurt dışına göç etmesi konusunu gündeme taşıdı. Ekmen, “En iyi eğitim almış
gençlerimiz bir fırsat bulur bulmaz ülkeyi terk edebiliyorsa, geride kalanların
durumu ne olacak?” diye sordu.
İmkânı olan gençler
ülkeyi terk ediyor
Yeni Yol Grubu olarak konu ile ilgili araştırma önergesi
de verdiklerini ancak AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini belirten Ekmen,
“Özellikle son beş yıldır yapay bir şekilde üretilmiş beka ve güvenlik
söylemlerine odaklanırken gerçek beka sorunlarımızı gözden kaçırıyoruz. Bu
sorunların başında, gençlerimizin ve çocuklarımızın eğitim kalitesi geliyor.
Üstelik tüm zorluklara rağmen kaliteli bir eğitim alabilmiş gençlerimiz bile
artık ülkemizde istihdam edilemiyor. Fransız gazetesi Le Monde’un yayımladığı
araştırmalardan bazı veriler oldukça önemli. 18-24 yaş aralığındaki gençlerin
üçte biri ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor; geceleri internette vakit
geçiriyor, gündüzleri uyuyorlar. En küçük bir sorun yaşandığında ise
aileleriyle ciddi çatışmalar yaşıyorlar. Türkiye’deki genç kadınların %42’si
ise artık tamamen kariyer fırsatlarının dışında kalmış durumda. Üniversite
mezunlarının istihdamına baktığımızda, Avrupa’daki 33 ülke arasında son
sıradayız. Bunun nedeni, gençlerimizi ortaokul ve lise döneminde mesleki eğitime
uygun şekilde yönlendirmememiz ve üniversiteden mezun olduklarında da aldıkları
eğitime uygun iş alanları yaratamamamız. Sonuç olarak, imkânı olan gençler
ülkeyi terk ediyor; geride kalanlar ise üç harfli marketlerde kasiyerlik,
kuryelik ya da tezgahtarlık yapmak zorunda kalıyor” dedi.
Eğitim bütçesinin
payı %12,9’dan %10’a düştü
Eğitim harcamalarına ilişkin verileri de paylaşan Ekmen,
“AK Parti, uzun yıllar eğitim harcamalarının bütçedeki payının artmasıyla
övünüyordu. Gerçekten de bir dönem eğitime ciddi yatırımlar yapıldı. Ancak bu
politikalardan vazgeçilmesinin ardından, bütçede eğitimin payı en yüksek oran
olan %12,9 seviyesinden %10’lara kadar geriledi. Bir öğrenci için yapılan
harcamalar, OECD ülkeleri arasında oldukça düşük seviyelerde. Üniversitelerdeki
akademisyenlerimiz ise bırakın nitelikli akademik çalışmalar yapmayı,
geçimlerini sağlayabilecek düzeyde bile maaş alamıyor. Üstelik yurt dışına
gönderilen akademisyenlerle 3 liralık kur üzerinden sözleşmeler yapılmış, bugün
ise 42-48 liralık kurlardan tahsilat yapılmaya çalışılıyor. Oysa bu gençlerin
ve akademisyenlerin Türkiye’de kalıp inovatif ve akademik alanlarda üretmesi
gerekiyor. Ancak akademik fırsat eşitsizliği, işsizlik, düşük ücretler ve
yetersiz araştırma ortamları nedeniyle çok ciddi bir beyin göçü yaşıyoruz. Bu
durum, ülkemizin geleceği açısından alarm verici bir tablo ortaya koyuyor”
açıklamasında bulundu.
11 bini aşkın hekim
ülkeyi terk etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doktorlar için söylediği
“Giderlerse gitsinler” sözünü de hatırlatan Ekmen, “Türkiye’de üniversite
mezunlarının %2’si artık yurt dışına gidiyor. Bu oran erkeklerde %2,4;
kadınlarda %1,6. Devlet üniversitesi mezunlarında %1,7 iken, vakıf üniversitesi
mezunlarında %4,3’e kadar çıkıyor. %2 küçük bir oran gibi görünebilir ama
detaylara baktığımızda tablo çok daha çarpıcı. Sadece son beş yılda, yurt
dışında doktorluk yapmak için gerekli olan iyi hâl belgesi alarak ülkeyi terk
eden tıp mezunu sayısı 11.733’e ulaştı. Üstelik bu sayı yalnızca yurt dışında
doktorluk mesleğini sürdürmek isteyenleri kapsıyor; bu belgeyi alıp yurt
dışında kebapçılık ve kuryelik yapanlar bu rakama dahil değil. Oysa hem aileler
hem de Millî Eğitim Bakanlığı en büyük yatırımı tıp eğitimi alan gençlere
yapıyor. Buna rağmen 11 bini aşkın hekim ülkeyi terk etti. Sayın Cumhurbaşkanı
bu durumu ‘Giderlerse gitsinler’ diyerek olağanlaştırdı. Onlar gittiler ama
bugün ülkemizde doktor randevusu alabilmek için milletvekillerine siyasi
aracılık talepleriyle telefonlar geliyor. Bir MR randevusu altı ay sonrasına, bir
tomografi randevusu ise üç ay sonrasına veriliyor. Bu tablo, sadece
doktorlarımızın değil, sağlık sistemimizin de ciddi bir beka sorunu yaşadığını
açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Yükseköğretimde
stratejik bir planlama yok
Ekmen, beyin göçüne ilişkin çarpıcı veriler paylaşarak,
“Moleküler biyoloji alanında mezun olan gençlerimizin %15’i Türkiye’yi terk
etmiş durumda. İşletme mezunlarında bu oran %10, bilgisayar ve iletişim
teknolojilerinde %6,8, mühendislikte ise %4,9. Bu, Türkiye'nin insan kaynağının
en kaliteli diliminin Türkiye'yi terk etmesi hâli, yükseköğretimde stratejik
planlama yoksunluğu ve Türkiye'nin yaşanabilir bir ülke olmaktan hızla
uzaklaşmış olmasıdır. En iyi eğitim almış, en gözde gençlerimiz bir fırsat
bulur bulmaz ülkeyi terk edebiliyorsa, geride kalanların durumu ne olacak? Eğer
biz bu ülkeyi terk etmiş çocuklarımızı yeniden nitelikli iş gücüne
kazandıramazsak, Türkiye bu içine girdiği ekonomik ve toplumsal darboğazdan
nasıl çıkacak?” diye sordu.