EKMEN: Terörsüz Türkiye hedefine doğru tarihi bir eşik
11.07.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Terörsüz Türkiye sürecinde silah bırakma ile ilgili olarak “Bu Cuma, ‘Hayırlı
Cuma’ olsun. Bir daha kimse ölmesin, doğamız tahrip olmasın, herkes mutlu ve
güvende olsun, milyar dolarlarımız teröre değil; eğitim, sağlık, altyapıya
harcansın.” dedi.
Sıra
Meclis'te atılacak adımlarda
Örgüt mensuplarının silahlarını teslim
etmeye başlamasının kritik bir eşik olduğunu belirten Ekmen, “Bu yaşananlar,
devletimizin 1993'ten bu yana en az 13 kez denediği, ancak her seferinde farklı
sebeplerle başarısız olan bir iradenin gerçekleşmesidir. En son, Sayın Devlet
Bahçeli’nin sadece kamuoyuna duyurmakla kalmayıp, sürecin hızlanması,
sorunların giderilmesi ve derinlik kazanması için ciddi emek harcadığı bir
çabanın çok önemli bir aşamasına geldik. Tarih Sayın Bahçeli’yi bu anlamda
hayırla yad edecektir. Bugün silah bırakma açısından bir başlangıçtır; ancak
bugüne kadar yaşanan gelişmeleri düşündüğümüzde aynı zamanda önemli bir
finaldir. İmralı’nın çağrı yapıp yapmayacağı, örgütün bu çağrıya uyup
uymayacağı, fesih kararı alınıp alınmayacağı, silahların teslim edilip
edilmeyeceği tartışılırken; bugün sembolik ama güçlü bir silah teslim töreniyle
karşı karşıyayız. Devletin istihbarat verilerine göre, örgüt mensubu sayısı 4
ila 5 bin civarında. Bu kişilerin bir kısmı Suriye’de. Tüm bu mensupların
silahlarını bırakması, lojistik alanların ve kampların boşaltılması, silah
bırakanların da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin belirleyeceği yeni bir hukuki
statüye tabi olması, önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerindendir. Bu süreçle
eş zamanlı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulacak olan komisyonun;
demokratikleşme, yapısal reformlar ve benzeri konularda sürece yoğun katkı
sunması da beklenmektedir” ifadelerini kullandı.
Demokratikleşme
ve reformlar süreci desteklemelidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı
beş ayaklı reform paketine ve Devlet Bahçeli’nin yargı bağımsızlığı, seçim
yasaları ve anayasa değişikliği gibi alanlarda yaptığı açıklamalara atıf yapan
Ekmen, “Silahlar bırakıldı ancak silahını bırakan bir örgüt mensubunun hangi
hukuki statüye tabi olacağı önemlidir. Mevcut Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele
Kanunu, bu konuda yeterli düzenlemeleri içermemektedir. Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz da yeni kurulacak komisyonun görevinden birinin
bu konuda yasal bir düzenleme yapmak olacağını ifade etti. Bu, herhangi bir
saldırıya karışmamış, bir şehidin ölümüne sebep olmamış örgüt üyelerinin, yeni
bir yasal statüye kavuşturulması olabilir. Öte yandan örgüt yöneticileri için
daha uzun vadeli, toplumun da ikna olduğu bir geçiş süreci öngörülebilir. Bu
kişilerin Irak, Suriye veya bazı Avrupa kentlerinde iskân edilmesi
düşünülebilir. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın AK Parti Büyük Kongresi’nde
açıkladığı beş ayaklı reform paketinin iki temel ayağı, temel hak ve
hürriyetler ile devletin siyasi ve idari yapısının yeniden düzenlenmesidir.
Sayın Bahçeli de 19 Mayıs Bayram mesajında, Kurban Bayramı sabahı cami
avlusunda yaptığı konuşmasında ve birçok başka platformda; bağımsız ve tarafsız
yargıdan, siyasi partiler ve seçim yasalarına, İç Tüzük’ten Anayasaya kadar
reform niteliğinde adımlar atılması gerektiğini dile getirmiştir. Bu
reformların bir an önce gündeme alınması, Meclis’te tartışmaya açılması ve
diğer partilerin katkılarıyla ilerlenmesi gerekmektedir. Ancak süreç yönetimi
açısından önemli bir risk de vardır: Eğer bu süreç içeriği güçlendirecekse, içeriği
tahrip edecek adımlardan uzak durmak şarttır” dedi.
Yargının
itibarı, sürecin meşruiyetini etkiler
Ekmen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin
yönettiği belediyelerde belediye başkanlarına yönelik süreçleri hatırlatarak,
“Zeydan Karalar’ın yıllar öncesine dayanan bir iddiayla tutuklanması,
Abdurrahman Tutdere’nin hiçbir ilgisi olmadığı bir dosyayla ev hapsine alınması
gibi uygulamalar kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Eğer bu süreç
demokratikleşmeyi amaçlıyorsa, yargının araçsallaştırılmasından vazgeçilmeli,
gözaltı ve görevden almalar gibi ağır tedbirler yerine hukuk devletinin asgari
ilkeleri gözetilmelidir” dedi.
Ekmen’den
Kızılcahamam yorumu
AK Parti’nin Kızılcahamam kampının
32’ncisi hakkında değerlendirmede bulunan Ekmen, “AK Parti, her yıl bir ya da
iki kez Kızılcahamam’da toplantılar düzenler. Bu toplantıların açılış ve
kapanış konuşmalarında Sayın Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulunur.
Bu toplantıda da ‘terörsüz Türkiye’ vizyonuna dair olumlu mesajlar verileceği
ve belki yeni adımlara ilişkin açıklamalarda bulunulacağı beklenmektedir. Sonuç
olarak; sürecin geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi adına
yapılacak yapıcı açıklamaların dışında, eğer çok somut bir adım atılırsa bu
sürpriz olabilir.
Hayırlı
cuma mesajı: Bir daha evlatlarımızı kaybetmeyelim
Sürecin başarıyla ilerlemesi hâlinde
Türkiye’nin yeni bir toplumsal barış iklimine ulaşabileceğini belirten Ekmen,
Cahit Sıtkı Tarancı’nın Memleket İsterim
şiiri ile Aram Tigran’ın: “Dünyaya bir
daha gelirsem dünyada ne kadar silah varsa, ne kadar tank, tüfek ve silah varsa
hepsini eritip saz, cümbüş ve zurna yapacağım. İnsanlara dağıtacağım. İnsanlar
niçin birbirini öldürsün. Birbirlerini öldüreceklerine saz cümbüş ve zurna ile
eğlensinler.” sözlerine atıfta bulunarak konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Hepimizin
cuması mübarek olsun. Bu da Türkiye’nin hayırlı cuması olsun. Gençlerimiz
hayatlarını kaybetmesin. Bir daha terör, şiddet ve silah korkusu altında
yaşamayalım. Milyar dolarlarımız, doğamız ve eşsiz ülkemiz, daha güzel
yarınlara kavuşsun inşallah.”