EKMEN: Diyanet, dini ve toplumsal çürüme karşısında sessiz kalamaz
09.06.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz aldı. Diyanet’in hutbelerinde
toplumsal sorunlara değinmesini olumlu bulduklarını belirten Ekmen; buna rağmen
dinî yapılardaki suiistimaller, bidat ve hurafeler karşısında sessiz
kalınmasını eleştirdi. Hac organizasyonundaki aksaklıklardan camilerdeki
denetimsiz yardımlara, sahte mehdilerden cinsel istismar vakalarına kadar
birçok konuda Diyanet’in sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ekmen,
“Toplumu şekillendiren dinî alan, şeffaf ve hesap verebilir olmalı. Aksi
takdirde suiistimallerle toplumsal çürüme kaçınılmaz olur” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili
Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz aldı.
Diyanet’in hutbeleri topluma dokunmalı
Ekmen, “Ankara İslam Sanatları Fuarı'nı, ilk kez
düzenlenmiş olmasına rağmen, katılım, dizayn ve sonuçları itibarıyla başarılı
bulduğumu ifade etmek istiyorum. İnşallah, önümüzdeki yıllarda bu fuar kendini
geliştirerek ve özellikle İslam sanatlarına ilgi duyan sanatçıları merkezine
alarak büyüyecektir. Bazen Diyanet'in hutbeleri eleştiriliyor, bizim de
geçmişte hutbelerini toplumsal sorunlara ve çürümeye dokunmamak boyutuyla
eleştirdiğimiz oluyordu. Ancak son birkaç aydır Diyanet'in hutbelerinde
toplumsal sorunların ifade ediliyor olmasını da kıymetli bulduğumuzu ifade
etmek istiyorum” dedi.
Dünyanın
en pahalı hac organizasyonunu yapıyoruz
Hacca gidecek vatandaşların yaşadığı sorunları Türkiye
Büyük Millet Meclisi’nde tekrar gündeme getiren Ekmen, “Hac sezonundayız,
Diyanet İşleri Başkanlığı kendi vazifesini yapmaya çalıştı ama Türk Hava
Yolları en pahalı biletleri sattı, orada en iyi oteller kiralandı ve Dünyanın
en pahalı hac organizasyonunu yapıyoruz. Bu yıl da hac vizesi olmayanların
Türkiye'den çıkışları engellenmedi, oysa İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı bunu
birlikte engellemeliydi. Hac vizesi olmadan Türkiye'den çıkış yapan hacıların
başına neler geleceğini bir kez daha hep birlikte yaşayıp göreceğiz"
ifadelerini kullandı.
Diyanet, hurafe ve sapkınlıklar karşısında sessiz
kalamaz
Ekmen, “Ben devletin dinî alana müdahalesine karşı olan,
dinî alanın sivil kalması gerektiğine inanan biriyim. Diyanet İşleri
Başkanlığının vazifesinin de dinî alanlara müdahale olarak tanımlanmasına
karşıyım. Ama karşımızda koca bir sorun var; bidat, hurafe ve sapkınlıktan
beslenen yapılar. Mesela, bir zat çıkıp ‘Ben buraya şeyhimin ölmediğini ilan
etmek, onun kabri şerifinden tasarrufunun devam ettiğini söylemek üzere
geldim.’ dediğinde Diyanet İşleri Başkanlığının buna bir ilmî reddiye
yayınlaması gerekmez mi? Bazı sorunlar, FETÖ örneğinde olduğu gibi, nereye
gelip dayandığında, MGK'nin gündemine girdiğinde mi gündeminize gelecek, yoksa
önceden birtakım tedbirler alınmalı mı? YouTube'a girin, TikTok'a da girin,
canlı yayın yapan mehdi hazretlerini göreceksiniz. Peki, bu mehdi hazretlerinin
durumuna ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının bir tutum alması gerekmez mi? Bu
insanlar tamamen kriminal bir vaka olduğunda mı ilgileneceksiniz? Bu sorunlar
hangi aşamaya geldiğinde ilgileneceksiniz? Dinî duyguların istismarıyla
holdingleşmiş yapılar var. Birisi vefat ediyor -Allah rahmet eylesin- geride
kalanlar kameraların önünde mal paylaşım kavgasına giriyor ve bunun insanları
dinden nasıl uzaklaştırdığını hepimiz birlikte görüyoruz. Bu tip olaylar
karşısında ilmî bir tutum ortaya konulması, reddiye yayınlanması, hutbelerde
bunlara değinilmesi gerekmez mi?” açıklamasında bulundu.
Bidat,
hurafe ve sapkınlıklara karşı tutum alınmazsa toplum zarar görür
Kamuoyuna yansıyan cemaat ve teşkilatlardaki olaylar
hakkında konuşan Ekmen, “İslami yapılanmayla ilgili bir başka operasyon
ihtimalinden bahsediliyor. Bugüne kadar bu yapıyla ilgili sorunlar var ise
-vardır demiyorum- Diyanet İşleri Başkanlığı tutumunu niçin kamuoyuna mal
etmemiştir? Cinsel saldırı suçları her yerde olabilir ama bir Bursa örneği var,
bir erkek bütün müritlerine mütemadiyen cinsel saldırıda bulunmuş ve bu konuda
aldığı ceza Yargıtay’da kesinleşmiş. Peki, hepimizin aldığı nefesten haberdar
olan devletimizin istihbaratı gibi Diyanet’i de müritlerine düzenli olarak
cinsel saldırıda bulunan bu zat hakkında o güne kadar niçin bir şey söylememiş?
Yani Diyanet İşleri Başkanlığı bu tip konularda ne zaman, nasıl, nerede devreye
girecek? Bu hususların biraz daha detaylı olarak konuşulmasında fayda
görüyorum” dedi.