EKMEN: Bu bir son değil, yepyeni bir başlangıç
15.05.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, terör örgütü PKK'nın silah bırakma
sürecine ilişkin konuk olduğu yayınlarda yaptığı değerlendirmelerde, son
gelişmelerin Türkiye açısından tarihi bir eşiğe işaret ettiğini belirtti.
Ekmen, “Çok kritik bir aşamayı geçmiş olduk, milletimize hayırlı olsun. Bu
sürece emek ve çaba veren herkesi tebrik ediyor, teşekkür ediyorum” dedi.
DEVA Partisi
Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, terör örgütü
PKK'nın silah bırakma sürecine ilişkin konuk olduğu yayınlarda yaptığı
değerlendirmelerde, son gelişmelerin Türkiye açısından tarihi bir eşiğe işaret
ettiğini belirtti.
Devlet bu
süreci daha önce çok kez denedi ama başarılı olamadı
Açıklamasında geçmiş süreçlere değinen Ekmen, devletin daha önce bu tür
adımları çok kez denediğini ancak sonuç alınamadığını hatırlatarak, “1993’ten
bu yana 13 kere bu ve benzeri girişimlerin olduğunu ama bir türlü netice
alınamadığını biliyoruz. Bu nedenle hem AK Partili siyasetçilerde hem de devlet
yöneticilerinde ciddi bir mesafe ve ihtiyatlılık vardı. Ancak dün ve bugün peş
peşe gelen açıklamalar, örgütün bu kez geçmişteki gibi son dakikada cayma ya da
ayak sürüme gibi tutumlar göstermeyeceğini gösterdi. Ortaya çıkan tablo,
tedirginliğin büyük ölçüde ortadan kalktığını gösteriyor” açıklamasında
bulundu.
Cumhurbaşkanından
bakanlara, süreci sahiplenen açıklamalar sevindirici
Ekmen, iktidar kanadından gelen açıklamaların sürece verilen desteği
güçlendirdiğini vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın dün yaptığı açıklama ile
bugün Sayın Ömer Çelik'in, Sayın Efkan Âlâ'nın, Sayın Mehmet Uçum'un yaptığı
açıklamalar; bu sürecin bir ‘son’ değil, bir ‘başlangıç’ olarak kodlandığını
açıkça gösteriyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin önünü açacak nitelikte önemli bir
fırsattır. Bu açıklamalar metne dönüşmesi gerekir ki biz bununla ilgili eksiği
tamamlayalım, yanlışa itiraz edelim. Fesih ve tasfiye sürecinin sahada
başarıyla tamamlanması, tarafların içinden, dışından, bölgesel ya da
uluslararası dinamiklerden kaynaklanacak olası provokasyonlara ve müdahalelere
karşı dirençli ve inançlı bir süreç yürütülmesi Meclis’in devreye alınması ile
mümkün olur. Diğer yandan muhalefet, sürecin en başından bu yana yapıcı bir
tutum sergileyerek destek verdi. Tüm soruşturmalara ve baskı ortamına rağmen
CHP, desteğini kararlılıkla sürdürüyor. DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek
Partisi, Yeniden Refah Partisi, HÜDAPAR ve benzeri birçok siyasi parti de
Meclis’te konuya ilişkin açık ve net bir şekilde destek beyanında bulundu"
dedi.
Muhalefet
diyalog ve katkıya açık
Ekmen, “Eğer iktidar, bugüne kadar alıştığı yöntemle bir yasa ya da
anayasa metnini Meclis’e getirip, virgülüne bile dokundurtmadan geçirmeye
çalışırsa, muhalefet nasıl katkı sunacak? İktidar, önce taraflarla ikili
görüşmeler yapmalı; ardından Meclis zemininde açık ve yapıcı bir tartışma
süreci başlatmalı. Sunulan teklif nihai bir metin değil de bir müzakere zemini
olarak sunulursa, yani ‘gelin birlikte konuşalım’ denirse, muhalefet elbette bu
sürece pozitif katkı sunacak bir yerde duruyor” ifadelerini kullandı.
Kaygılı
olanlar da sürece dahil edilmeli
İYİ Parti’nin sürece yönelik tutumu hakkında değerlendirmelerde bulunan
Ekmen, “İYİ Parti'nin muhalefeti, sürecin usulüne yönelik ve bu itiraz da
sağlıklıdır. Bu tip süreçlere kaygı ve mesafeyle yaklaşan kim varsa onların da
sürece katılımını sağlamak kaygıyı azaltacaktır” dedi.
Şimdi
Cumhuriyet'in ikinci yüzüne yakışır bir demokratikleşme zamanı
Sürecin başından beri Meclis'in önemin vurgulayan Ekmen, "Statükonun
en büyük kozu olan bölünme ve terör tehdidi artık ortadan kalktığına göre,
iktidarın görevi; Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yakışır bir demokratikleşme
vizyonunu ve kapsamlı yeniden yapılanma planını Meclis’in gündemine
taşımaktır" açıklamasında bulundu.
Silahların
teslimi ve hukuki boyut birlikte ele alınmalı
Sürecin hem güvenlik hem de siyasi boyutlarıyla dikkatle yürütülmesi
gerektiğini belirten Ekmen, "Bizi iki aşamalı bir süreç bekliyor.
Birincisi; silah bırakma sürecine dair mekanizmaların işletilmesi, sürece
katılan örgüt mensuplarının hukuki durumlarının netleştirilmesi ve örgütün
lojistik yapısının, başka bir ülke ya da yapının kontrolüne geçmeyecek şekilde
etkisiz hale getirilmesi gerekiyor. İkinci aşama ise meselenin yasama zeminine
taşınmasıdır. İlk günden bu yana Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan ve İmralı bu
sürece özel bir önem atfediyor. Ancak şu ana dek Meclis'te somut bir adım
atılmış değil. Bu noktada üç temel adım atılması gerekiyor: Meclis Başkanı
Sayın Numan Kurtulmuş’un genel bir görüşme açmak üzere yasama organını
toplantıya çağırması; tüm siyasi partilerin üst düzey katılımıyla bir izleme
komisyonu kurulması ve iktidarın öngördüğü demokratikleşme ile anayasal
reformlara ilişkin düzenlemelerin, şeffaf ve kapsayıcı bir şekilde gündeme
alınması" ifadelerini kullandı.
Devletin elinde detaylı istihbarat var
Örgüt mensuplarının durumuna ilişkin sürecin devletin elindeki bilgi ve
veri setleriyle uyumlu biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen,
“Geçmiş tarihlerdeki olaylardan çıkardığım kanaat şudur: Bütün örgüt
mensuplarının sicilleri, hangi eylemlere katılıp katılmadıkları, katıldıkları
eylemlerde bir şehit vakasına sebep olup olmadıkları gibi detaylar devletin
elinde mevcut. Örgütün yönetici kadroları da devletin elinde” dedi.