EKMEN: Faiz ve kur kontrolüne bir gecede milyarlar akıtıyor, don mağduru çiftçiye hâlâ tek kuruş ödeme yok
12.05.2025
DEVA Partisi
Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada bu yıl yaşanan zirai don felaketlerine ve
iktidarın bu süreçte çiftçiye karşı takındığı kayıtsız tutuma dikkat çekti.
Ekmen, şubat ayından bu yana başta Mersin, Adana ve Antalya olmak üzere birçok
ilde yaşanan felaketlerin ağır sonuçlar doğurduğunu, ancak Tarım ve Orman
Bakanlığı’nın hâlâ somut bir adım atmadığını vurguladı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde
yaptığı konuşmada bu yıl yaşanan zirai don felaketlerine ve iktidarın bu
süreçte çiftçiye karşı takındığı kayıtsız tutuma dikkat çekti.
İlk zirai don, 20–25
Şubat’ta yaşandı
Kamuoyunda mart ve nisan aylarındaki
gelişmelerle gündeme gelen don felaketinin aslında çok daha önce başladığını
belirten Ekmen, “Ülkemizde bu yıl yaşanmış olan ilk zirai don felaketi, 20–25
Şubat tarihleri arasında Mersin, Adana ve Antalya’da meydana geldi. Bu
felaketin üzerinden bu konuşmayı yaptığım gün itibariyle tam 77 gün geçti ama
hâlâ ne hasar tespiti açıklandı ne de çiftçinin zararı telafi edildi. Daha
sonra Anadolu'yu geniş olarak kapsayan ve onlarca meyveyi-sebzeyi ve 65 ili
etkisi altına alan zirai don felaketi gündeme geldi. Bir memlekette tıpkı
deprem gibi, zirai don felaketi gibi beklenmeyen bir durum olduğunda vatandaşların
ilk beklentisi; devletin bu konuda yaralara nasıl merhem olacağı, zor durumda
bulunan çiftçiye ilk can suyunu nasıl vereceğidir” dedi.
Devlet ne tespitlerini
açıkladı ne de ödeme yaptı
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üç büyük
tarım kentinde yaşanan bu felakete dair hala tesbitleri açıklamadığını
vurgulayan Ekmen, “Tam 77 gündür Mersin, Adana ve Antalya'da yaşanan zirai don
felaketinin hasar tespit raporları henüz açıklanmamıştır. Devlet bir şeyi önce
tespit eder, sonra bununla eş zamanlı olarak da alacağı tedbirleri açıklar.
Yetmiş dokuz gündür bir ilin gördüğü hasarı dahi açıklamayan, yapılmış olan
tespitlere karşı çiftçiye itiraz etme hakkı sunmayan Tarım ve Orman Bakanlı
Sayın İbrahim Yumaklı ile Ziraat bankası Genel Müdürü Sayın Alpaslan Çakar
acaba ne zaman bu çiftçiye yardım etmeyi düşünmektedir? Çiftçinin içine düştüğü
bu hâlin sadece bir üründe değil; onlarca üründe olduğunu, örtü altı tarımı
dahi etkilediğini, meyve bahçelerinde %70'e ulaşan verim kaybı olduğunu ve bir
kısmının gözeneklerin dolması nedeniyle önümüzdeki yılda meyve alınamaz hâle
geldiğini ama bir kısım bahçelerin de ağaçların kökten kesilmesini gerektirecek
kadar zarar gördüğünü ifade edelim” dedi.
Gıda enflasyonunda dünya
birincisiyiz ama çiftçiye sahip çıkan yok
Ekmen, “Gıda enflasyonu dünyada %6–7
seviyesindeyken, bizde %65–70 aralığında. Bu kadar büyük ürün kayıplarının
olduğu bir yılda bu ürünler pazara gelmediğinde, vatandaş sebzeyi, meyveyi
nasıl alacak? Bu gıda enflasyonuna karşı nasıl bir tedbir alınacak? Yargı
operasyonunun kura etkisini azaltmak için gece yarısı 50 milyar dolar döviz
satıldı. Borsa çökmesin diye açığa satış yasaklandı. Faiz artışına karşı da
tedbirler alındı. Peki aynı kamu yönetimi neden 79 gündür çiftçinin hesabına
tek bir kuruş yatırmadı? Herkesin ektiği belli, ÇKS kayıtları belli. Tahmini
zarar 100 liraysa, hemen ertesi gün çiftçinin hesabına 50 lira aktarılamaz
mıydı? Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın ifade ettiği gibi: 'Çiftçiye
destek ver, yüksek faiz ödemek zorunda kalma. Faize ödeyeceğin parayı çiftçiye
öde, kural basit.'” dedi.
Bu, sadece çiftçiye destek
değil; domatesin 100 lira olmaması için zorunluluktur
Konuşmasının sonunda hükümete doğrudan
çağrıda bulunan Ekmen, “Burada anlattıklarım sadece çiftçiye yapılacak bir
yardım değil, Türkiye'nin gıda güvenliği için yapılması gereken bir görevdir.
Eğer kur korumalı mevduata, borsaya, faize gösterilen refleksin %1’i çiftçiye
gösterilmezse, önümüzdeki yıl 100 liraya domates, 70 liraya patates yemek
kaçınılmaz olur. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın derhal harekete geçmesi
gerekiyor. Borçlar ertelenmeli, sulama bedelleri kaldırılmalı, TARSİM
sigortasının sorunları çözülmeli, mazot desteği verilmeli, kısacası çiftçiye
can suyu sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu gidişat, gidişat değildir” diyerek
yetkililere bir kez daha seslendi.