EKMEN: Vatandaşın en büyük ihtiyacı, kamu düzeni içerisinde hukuk güvenliğidir
05.04.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Cine1
ekranlarında Hüseyin Akgün’ün sunduğu Çemberdekiler programında Türkiye'nin
gündemini sarsan yargı operasyonları, sokak eylemleri ve hukuk güvenliği
tartışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ekmen, "Oysa bir vatandaşın en büyük ihtiyacı
kamu düzeni içerisinde hukuk güvenliğidir." diyerek hukukun
araçsallaştırılmasına tepki gösterdi.
DEVA Partisi
Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Cine1
ekranlarında Hüseyin Akgün’ün sunduğu Çemberdekiler programına konuk oldu.
Hukuk
güvenliğinin tartışıldığı bir ülkede başka bir aşamaya geçemezsiniz
Ekrem
İmamoğlu’na uygulanan hukuki süreçler hakkında konuşan Ekmen, “Ceza hukukumuz
vatandaşlarımıza uygulanır ve düşman hukukundan ayrı bir şeydir. Bazen bu
örneği veririm, çok çarpıcıdır. Dağda çatışma halinde bulunan Mehmetçik, 10
metre mesafeden çatışma halinde bir terör örgütü üyesini öldürürse meşrudur ama
yaralı yakaladığı bir terör örgütü mensubu artık o hukuk devletinin eline
geçmiş bir sanıktır, bir zanlıdır. düşman hukuku uygulayamazsınız, ceza
hukukunun temel ilkelerini yok sayamazsınız. Böyle bir soruşturmada hukukçuları
ikna edecek deliller ortaya konulmazsa, zaten yoğun bakımda olan hukuk devletine
inanç ve güven tamamen sıfırlanır. Oysa bir vatandaşın en büyük ihtiyacı kamu
düzeni içerisinde hukuk güvenliğidir. Hukuk güvenliğinin tartışıldığı bir
ülkede başka bir aşamaya geçemezsiniz” dedi.
Orantısız
polis gücü kabul edilemez
Türkiye'deki
sokak eylemlerinde polisin orantısız güç kullanımı hakkında yorumda bulunan
Ekmen, “Öncelikle sokakta protesto hakkı dünyanın en ilkel hukuk devletlerinde
bile kabul gören anayasa ve uluslararası sözleşmelerle teminat alınmış çok
temel bir haktır. Devlet, vatandaşı sokağa çıktığında onu sindirmek ve
püskürtmek ile değil onun güvenliğini almakla mükelleftir. Bu noktada
Türkiye'nin birçok yerinde yürütülen eylemlerin güvenliğini sağlamakla mükellef
olan polis memurlarının eylemcilere yönelik orantısız güç kullanımı kabul
edilemez. Sokakta olan herkese ilk günden beri şunu da tavsiye ettik: İktidarın
yöneleceği ilk propaganda bu gösterileri ahlaki üstünlük açısından aşabilmek ve
sokak güvenliği açısından terörize edebilmektir. O yüzden polisle karşı karşıya
gelinmemeli” açıklamasında bulundu.
Basına
yönelik şiddet, demokrasinin temel ilkelerine aykırıdır
Polis
şiddetinin yalnızca sokaktaki protestocularla sınırlı kalmadığını, basın
mensuplarını da hedef aldığını belirten Ekmen, “Gazetecinin suçu ne? Gözüyle
gördüğünü kadrajıyla çekmek ve yayınlamak. Adalet Bakanı diyor ki ‘Onlar şiddete karıştılar’. Böyle
bir George Orwell dünyasında, her şeyin kayıt altında olduğu bir yerde, bu
gazetecilerden hangi birinin polise taş ve su şişesi attığını gösteren bir
görsel var mı elimizde? Basın mensupları, halka bilgi sunan birer köprüdür.
Onlara yönelik şiddet, demokrasinin temel ilkelerine aykırıdır” dedi.
Umudu
yitirmeyin, demokratik süreçlere güvenin
Son olarak
hukukun üstünlüğü ve demokratik süreçlerin önemini vurgulayan Ekmen,
“Vatandaşımızın meşru siyasete, demokratik kanallara ve hukuk zeminine her şeye
rağmen güvenini koruması gerekir. İktidarın kısa vadede iktidar gücüyle, kaba
güçle, zorbalıkla elde ettiği bazı kazanımlar hiç kimsede bir umutsuzluk
yaratmasın. Bazen bir pencerenin, parantezin kapanması biraz zaman alabilir ama
ondan sonra çok daha geniş, daha ferah bir sürecin başlangıcına girmiş oluruz.
Vatandaşlarımız inandıkları siyasi partilere, sivil topluma destek olmaya ve
demokratik mekanizmalara güvenmeye devam etsinler” ifadelerinde bulundu.
Yayının
tamamını izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=unQUuna7rGc